GÜNE MÜKEMMEL BİR BAŞLANGIÇ İÇİN ALTIN ÖNERİLER

Güne Mükemmel Bir Başlangıç-24 saate 25 altın öneri…

Bize verilen en büyük servet, en büyük emanet hayatımızdır. Hayatımız doğum ile ölüm arasındaki sokağın adıdır. Doğduğumuz andan itibaren yol almaya başladığımız, tükettiğimiz bir çift şeritli bir yoldur. Bu olda bazıları gelirken bazıları da ömürlerini tamamlamış dostlar yurduna göçmektedir. Hayatımız, ömrümüz yıllardan, aylardan ve günlerden oluşmaktadır. Yüce yaratıcımız bize her gün 24 saat hediye etmektedir. Bu 24 saati 24 altın olarak da kabul edebiliriz. Hayatı güzelleştirmek gün içinde bize verilen 24 altından ne kadarını güzel bir şekilde değerlendirdiğimizle alakalıdır.

Nasıl ki, kalite bir bütünü oluşturan bileşenlerin kaliteleriyle doğru orantılıysa hayat kalitemizde günlerin kalitesine bağlıdır. Günler kaliteli tamamlanıyorsa muhtemelen hayatta kaliteli tamamlanacaktır.

Güne olabildiğince erken ve güneş doğmadan kalkılmalıdır. Hatta bir gün öncesinden kaylule denilen öğlen uykusu alınarak gecenin son üçte birinde uyanabiliriz. Güneş bizi uyurken yatağımızda bulamamalıdır. Güne güzel başlayabilmek için gece 8-9 saatten fazla uyumadan kalkılmalıdır. Hafta sonu dâhil olmak üzere 8-9 saatten fazla uyku yarar yerine zarar getirmektedir bünyemize ve hayatımıza. Bunun yanında uzmanlar hep aynı saatte uyanmayı önermektedirler. Güne zinde başlamak için, güne mutlaka oda sıcaklığında bir 2 bardak su içerek, ardından dengeli bir kahvaltı ederek başlanılmalıdır. Kahvaltı mümkünse ailece hoş sohbet bir ortamda alınmalıdır. Böyle sofralarda yiyecekler yanında gün boyu bize mutlu kılacak soyut gıdalar da almış oluruz.

Güne güzel başlamak, bütün günü enerji dolu, mutlu ve huzurlu geçirmemize zemin hazırlayacak 24 saatimize 25 altın öneri olarak şunlar olabilir. Bunları herkes kendi hayatında deneyebilir. Başka altın öneriler ve enerji veren yöntemlerde bulmak da mümkündür. Önemli olan böyle bir irademizi, böyle bir arayışımızı ortaya koymaktır. Belki her arayan bulamayabilir ancak bulanlar hep arayanlar içinden çıkmıştır.

Her şeyden evvel iyi niyetle güne başlamalı, kötü düşünceleri, meşru olmayan düşünceleri kafamızdan silip atmalıyız. Uyandığımızda ilk olarak Mevla’mıza (cc) bize küçük ölüm olan uykudan uyandırdığı, yeniden ruh ve hayat verdiği için şükrederek kontağı açmalıyız.

  1. Güne gül koklayarak başlamak.
  2. Güne kalbimizin ilacı şifa ve rahmet kaynağı güzel ilahiler dinleyerek, okuyarak başlamak, (aracımızda da dinleyebiliriz)
  3. Bir iki sayfa Kur’an-ı Kerim okuyarak, dinleyerek başlamak,
  4. Güne sabah ezanı okunurken pencerelerimizi açarak onun bereketinden, feyzinden istifade ederek başlamak.
  5. Güne birisine tebessüm ederek başlamak,
  6. Güne bir iyilik yaparak başlamak
  7. Güne kâinatla ağaçla, böcekle, köpekle, kediyle selamlaşarak başlamak, mümkünse onlara bir şeyler vererek, ihtiyaçlarını gidererek onları sevindirerek başlamak, yeşile, çevreye bakarak başlamak,
  8. Güne Yüce Yaratıcımıza dua ederek, günümüz güzel geçmesini bize nasip etmesini dileyerek başlamak
  9. Güne evden mutlulukla ve helalleşerek ayrılarak başlamak,
  10. Güne güneş doğmadan erken kalkarak başlamak, üzerimize güneşi doğurmadan kalkmaya alışmak,
  11. Güne kahvaltıyla başlamak, kahvaltıyı hiçbir şartta eksik etmemek,
  12. Güne olumlu ve enerjik insanlarla sohbet ederek başlamak,ilk görüşmelerimizi tercihen sevdiğimiz, pozitif yaşam enerjisine sahip güzel insanlarla yapmak.
  13. Güne ruha huzur veren güzel müzikler dinleyerek başlamak.
  14. Güne bir bardak odak sıcaklığında su içerek başlamak,
  15. Sahip olduklarımıza şükrederek başlamak,
  16. Su sesi dinlemek,
  17. Güne enerji ve güç veren, olumlu bir mesaj ile başlamak.
  18. Güne üç kişiye onları ne çok sevdiğinizi söyleyerek başlamak,
  19. Üzerinizde emeği olan, minnettar olduğunuz (ustanız, anne-babanız, öğretmeniniz olabilir) birisiyle, gönülden sevdiğiniz çocukluk, öğrencilik veya askerlik arkadaşınız ile görüşme yapmak,
  20. Her gün 5 dakikanızı tefekkür-ü mevt (ölümü düşünmek) yaparak geçirmek,
  21. Tanımadığınız insanların gözlerine bakıp gülümseyerek merhaba demek,
  22. Küçük çocuk, yavru hayvan sevmek, onlardan enerji almak, onları sevindirmek,
  23. Yaşamınızdaki insanları minik çocuklar ve yüz yaşında ihtiyarlar olarak düşünmek.
  24. Düzenli olarak vücut egzersizleri yapmak,
  25. Alacağınız ılık bir duş gün boyu zinde olmanıza yardım edecektir.

Âile sağlamlığı, rûhî olgunluğa paralel olarak bilhassa karşılıklı geçim ehli olmaya da bağlıdır. Bu, birçok güzellik ve hayırlı neticelerin en mühim şartıdır. Mevlânâ Hazretleri buyurur:
“Gül, o güzel kokuyu diken ile hoş geçindiği için kazandı. Bu hakîkati gülden de işit. Bak, o ne diyor: Dikenle beraber bulunduğum için neden gama düşeyim, neden kendimi kedere salayım? Ben ki, gülmeyi, o kötü huylu dikenin beraberliğine katlandığım için elde ettim. Onun vesîlesiyle âleme güzellikler ve hoş kokular sunma imkânına kavuştum…”

Bu gül, bize de diyor ki: “Sen de benim gibi ol!”

Bizde günümüze gülerek başlamalı, gönlümüzde yeşerttiğimiz gülün kokularını mavi gök kubbemiz altında yaşan paydaşlarımızla paylaşmalıyız. Onların gönüllerine de ferahlar, ışık taşımalıyız.  Gülmek her yüze yakışır ve her yüzü güzelleştirir. Tebessüm hüznü ve üzüntüyü giderir. Rahmetli Barış Manço’muzun deyimiyle de “Hayatta ilk öğrenilmesi gereken dil tatlı dil’dir”. Belki de “Güleryüz, Tatlı dil” yaklaşımını hayatımızın mottosu olarak kabul etsek ne güzel olur. O zaman güler yüzlü, tatlı dilli işyerlerinde, sokaklarda, mahallelerde, ülkelerde ve dünyamızda mutluluk, enerji ve sevgi hâkim olur. Kavga yerine barış, bireysellik yerine paylaşım, nefret yerine sevgi kokuları oluşur yamaçlarda. Hayat kelimelerle değil gönüllerle yaşanır. Yaşamaktan ziyade yaşatma ideali taşıyan, yemekten ziyade yedirmekten mutluluk duyan, almaktan ziyade vermeyi tercih eden kutlu insanlar oluşturur toplulukları.

Güzel başladığımız, güzel geçirdiğimiz günümüzün kapanışını yine şükürle, tefekkürle, dua ile yapmalıyız. Çünkü her gece bir gündüze, her gündüz de bir geceye gebedir aynen her başlangıcın bir sonu, her sonunda bir başlangıcı olduğu gibi.

Günleriniz duru, coşkulu ve su aydınlığında geçsin. Muhabbet, saadet ve selamet eksik olmasın içinden.  Gönüllerde aziz olunuz, sağlıcakla kalınız.

Recep Ali Topçu

Adell Armatür ve Vana Fabrikaları A.Ş.| Yör.Kur.Bşk. |2015

Makaleler içinde , , etiketleriyle tarihinde tarafınadan gönderildi.
avatar

Recep Ali TOPÇU hakkında

1981 yılında Bursa'da inşaatçılık ve ayrıca nalburiye malzemeleri satışı yapan babasının yanında çalışma hayatına başladı. İş ve üniversite yaşamını birlikte yürüterek, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini 1983 yılında bitirdi. Banyo ve mutfak armatürleri sanayiciliği yanında gönül vermiş olduğu su ve su kültürü üzerine koleksiyon yapmaktadır. Bu yolla su sevdirmeyi, su kültürünü günümüze ve geleceği taşımayı amaçlamaktadır. Girişimcilik, su ve su kültürü, hayatı anlamak/anlamlandırmak konularında heybesinde biriktirdiklerini üniversitelerde, sivil toplum kuruluşlarında paylaşlamaktadır. Su ve Hamam Kültürü’ne ait kurumsal yayınları yanında, basılmış “Adam Gibi Adam Olmak” isimli bir kitabı vardır. İstanbul’da ikamet etmekte ve İngilizce bilmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>